Derin ve sessiz

İşte tahrip gücü yüksek sessiz zamanlar. Tekrar ziyaretimdeler. Sıkıntılı yanı sessizliğin derinliği mi? Yoksa kendisi mi? Bu ikilemi yaratan düşünce her zaman sığ ve yormayan bir sessizliğin buralarda bir yerde benimle olması herhalde.
Beyin -ya da bilinç mi desek- kötü bir düşünceyi yaratırken, olumlu düşünmeye çalıştığımız zamanlarda olduğundan çok daha cesur ve korkutucu bir üretkenlik sergiliyor. İstemeden içime düşen ( en azından istemeden olduğunu düşünmek rahatlatıcı ) sıkıntılı ve karamsar duygular oyalamakta duygu dünyamı. Tabii onlara bağlı siyah ve sivri köşelere sahip karanlıkla beslenen düşünceler, zihnimde buldukları sessizliği sonuna kadar kullanmaya çalışıyor. Meydan soğuk ve karanlığa kaldı fikir odalarımda. Akıl salonlarımın ışık kaynakları kendilerine zor yetiyor bazen. Olumlu fikirlerden dokunmuş muhteşem kumaş duvarlarda, yanık yırtıklar beliriyor. Uzun ve sancılı bir gece ve sonra bir gece daha ve böylece şimdi 232'inci gece. Sadece ızdırap değildir sancının kaynağı. Umarım...

Bir ses : "Bir başka sonbahar." Bir şarkı : Nev - Susma